Eskiden malzemeler daha verimsiz olarak sevk edilirdi. Basitçe söylemek gerekirse, insanlar kelimenin tam anlamıyla patatesli çuvallarını,şarap fıçılarını veya çeşitli boyutlarda silahlarla ahşap kutuları at arabasına, sonradan da bir kamyona yükleyerek taşırlardı. Daha sonra, yükü boşaltmak ve bir demiryolu vagonuna yüklemek zorunda oldukları en yakın tren istasyonuna giderlerdi. Bundan sonra tren, malları bir gemiye yeniden yüklenmesi gereken en yakın limana taşırdı. Varış limanına ulaştıktan sonra tüm süreç ters sırayla tekrarlanırdı.

Bu sistemin birçok dezavantajı vardı. Birçok boyutta standartlaştırılmamış yükün yeniden yüklenmesi zaman alıcıydı ve büyük miktarda personel gerektiriyordu. Taşıma kapasitesi (özellikle gemilerin) optimal olarak kullanılmaktan uzaktı. Kargo yeterince emniyete alınmamıştı, bu da özellikle deniz fırtınaları sırasında kargoda yüksek kayıp veya hasar riski oluşturuyordu. Mallar yeterince korunmadığı için hasar riski daha da büyüktü. Sistem hırsızların işini de kolaylaştırdı.

 

Kargoyu parça parça yüklemek

Kargoyu parça parça yüklemek

Kaynak: https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/8/85/Korean-war-merchant-marine-load.jpg/440px-Korean-war-merchant-marine-load.jpg

 

18. yüzyılın sonlarında metal-ahşap yapıya sahip ilk küçük nakliye konteynırları ortaya çıkmaya başladı. Ancak, her nakliye şirketi farklı tipte konteynerler kullandı ve bunlar hala intermodal değildi. Ayrıca, bunları tren veya gemi ile taşımanın yanı sıra araba veya kamyonla taşımada kullanmak mümkün değildi.Yirminci yüzyılın özellikle ikinci yarısı, nakliye konteynırlarının geliştirilmesinde önemli bir adım anlamına geliyordu.

İkinci Dünya Savaşı sırasında, Birleşik Devletler Ordusu konteyner taşımacılığını denemeye başladı. İlk olarak 1948’de, malzemeleri bir gemiden doğrudan bir kamyona veya tam tersi şekilde yüklenebilen standartlaştırılmış, tamamen metal, istiflenebilir bir konteyner olan “Transporterı”ı geliştirip kullandılar. Boyutları 8 ‘6″ uzunluğunda, 6’ 3″ genişliğinde ve 6’10” yüksekliğindeydi. Transporter, Kore Savaşı sırasında (1950-1953) kendini kanıtladı. Bu sayede ordu, birliklerinin tedarikini önemli ölçüde hızlandırabildi ve taşınan malların güvenliğini artırabildi. Kore Savaşı’nın sonlarına doğru ABD Ordusu, Transporter’ları biraz geliştirdi ve CONEX (Konteyner Ekspres) kutuları olarak adlandırılan kutuları kullanmaya başladı. 1967’de, Vietnam Savaşı’nın yaklaşık yarısında, ABD ordusu iki yüz binden fazla Conex kullanıyordu.

 

Conex kutusu bir ABD ordusu kamyonuna yüklendi

Conex kutusu bir ABD ordusu kamyonuna yüklendi

Kaynak: https://en.wikipedia.org/wiki/Conex_box

 

ABD Ordusunun lojistik alanında elde ettiği başarılar, kendi intermodal konteyner çözümlerini üretmeye başlayan dünya çapındaki nakliye şirketleri tarafından fark edildi. McLean Trucking Company’nin sahibi Malcom McLean önemli bir rol oynayarak 1955’te modern bir intermodal konteyner geliştirmek için makine mühendisi ve mucit Keith Tantlinger ile çalışmaya başladı. Sonuç, 0,098 inç kalınlığında oluklu çelikten yapılmış 8 ft yüksekliğinde, 8 ft genişliğinde ve 10 ft uzunluğunda, vinçle kolayca sabitlemek ve kaldırmak için dört üst köşede bir çevirmeli kilit mekanizmasına sahip bir konteynerdi. McLean ayrıca II. Dünya Savaşı’nda kullanılan iki ABD Ordusu tankerini satın aldı ve bu konteynerleri taşımak için yeniden inşa ettirdi. İlkinin 1957’deki başarılı açılış yolculuğundan sonra Tantlinger, McLean’i konteyner tasarımını ücretsiz olarak erişilebilir hale getirmeye ikna etti ve intermodal konteynerlerin uluslararası standardizasyonunun yolunu açtı.

 

Malcom McLean, Port Newark'ta, 1957

Malcom McLean, Port Newark’ta, 1957

Source: https://cs.wikipedia.org/wiki/Malcom_McLean

 

Uluslararası taşıyıcılar, Amerikan ve Avrupa demiryolu/karayolu taşıyıcıları arasındaki bir dizi tartışma ve uzlaşmadan sonra, nihayet standart boyutlar ve şekil üzerinde anlaştılar. Bunlar daha sonra 1968’de ISO 668‘de kaydedildi. Bu standartlaşmış boyutlar günümüzde de kullanılıyor.

Konteynerle taşıma, uluslararası taşımacılık tarihinde önemli bir kilometre taşını temsil ediyor. Diğer faktörlerle birlikte, uluslararası ticaretin muazzam gelişiminin arkasındadır. Bugün, standartlaştırılmış, intermodal konteynerlerde taşınan malların payının %90 olduğu tahmin edilmektedir.

Bu makale, deniz konteynerleri hakkında üç bölümlük bir mini dizinin ilkidir. İkinci yazımızda ise konteyner çeşitlerini ve ne amaçla kullanıldıklarını anlatacağız.

Lukáš Polame | 6. May 2020